Türkiyede herkes her şey olur. Şarkıcı olur, albüm çıkarır; oyuncu olur, filmler diziler çeker; program yapar, sunucu olur; dergi çıkarır, köşe yazarı olur, o da yetmez editör olur; baktı ki yazdıkları okunuyor, hızını alamadan yazar olur, kitap çıkarır. Seda Sayan da bütün bu saydığımız meslekleri yapmakla kalmamış, sabah programında aşçı, teknisyen, satış görevlisi, nikâh memuru, nikâh şahidi, aile doktoru, diyetisyen, model, kadın doğum uzmanı, hatta politikacı ve din uzmanı bile olmuştur. 90ların sonunda başlayan ev dekorlu, doktor-şarkıcı-manken üçlemeli sabah programlarının ulaştığı son noktanın sahibidir Seda Sayan. Ve bütün bu sabah programlarının hiç değişmediğini ve muhtemelen hiç değişmeyeceğini gösterir. Ayşe Özgün, Esra Ceyhan ve Şebnem Dönmezin açtığı sabah programı furyasını büyük bir başarıyla devam ettiren Seda Sayan, kendine has tarzıyla oluşturduğu sabah programıyla da Serap Ezgü, Lerzan Mutlu ve Petek Dinçöz gibi ünlülerin de yolunu açmıştır.
Bu programlarda gerek biçim gerek içerik açısından, birçok kültür ve yaşam bir karmaşa içindedir. Öncelikle programın dekoru bir ev düzeninde kurulur. Kanepeler, koltuklar, masalar, çiçekler, örtüler, biblolar, tablolar, halılar ve hatta Türk kahvesi Sponsorlar tarafından verilmiş özensiz koltuk ve masa takımları, renkleri bile tutmayan halılar ve örtüler, ne anlatmaya çalıştığı bilinmeyen tablolar ve nazar boncukları Bütün bu ev dekoru havası, konukların ve seyircilerin kendilerini sıcak bir ev ortamında hissetmeleri için yapılmıştır. Zira bu programların sunucuları ne kadar gece elbiseleriyle program sunsalar da, ne kadar magazinsel ve Türk toplumu örf ve adetlerine aykırı ilişki yaşasalar da, izleyiciler onları benimser, adeta bir abla, anne, teyze, bacı olarak görür. Bu ev dekoruna uygun olarak programda mutlaka bir doktor bulunur. Bu doktor programın akışına göre gerekli yerlerde, ilgili olduğu alan dâhilinde bilgiler verir, konuşmadığı zamanlarda ise konuk şarkıcının şarkısı eşliğinde program sunucusu tarafından zorla kaldırılmak suretiyle dans ettirilir. İkinci konuk ise az önce bahsettiğimiz şarkıcıdır. Bu şarkıcının programa konuk olma nedeni tamamen reklâm amaçlıdır. Konuk olarak seçilen şarkıcının başka bir kıstası yoktur. Yeni albümü çıkan, uzun zamandır albümü çıkmayan, sevgilisinden ayrılan, yeni sevgilisi olan, evlenen, boşanan Hiç fark etmez. Üçüncü konuğumuz bir mankendir. Bu manken programda konuşulan konularla ilgili önemli görüşlerini bildirmek için mutlaka hazır bulunmaktadır ve kendisine soru sorulmadıkça asla konuşmaz, sadece gülümser, kameraya bakar ve gerekli yerlerde dans edebilmek, el çırpmak ve kafa sallamak için tetikte bekler. Son yıllarda ortaya çıkan yeni konuklar ise acılı anneler, babalar, kaynanalar, evden kaçan çocuklar ve bunların bilumum akrabalarıdır. Bu konuklarla ilgili en önemli kural gelen konuğun her zaman haklı olmasıdır. Ancak bu kural ne yazık ki her zaman gerektiği şekilde işlememekte ve kendisiyle çelişmektedir. Kocası tarafından dövülen kadın, konuk olduğu zaman haklıyken, karısını döven koca da konuk olarak gelebilir ve haklı olabilir. Bu tamamen sunucunun anlık ruh hâline ve görüşlerine bağlıdır. Bunu sorgulamak ise ayı
Otobüslerle stüdyolara taşınan, duydukları her şarkıda göbek atı
Seda Sayanın bu ev dekorlu sabah programlarının gelişimine en büyük katkısı yardım kampanyaları olmuştur. Seda Sayan kendisine mektup, faks, e-posta ve telefon yoluyla ulaşan izleyicilerine her gün yüzlerce sponsor destekli ürün göndermekte ve kendisinden yardım isteyen izleyicilerinin hastane, doktor ve eğitim masraflarını karşılamaktadır. Belki de bu yüzden bir anket şirketinin yaptığı araştırmaya göre 2007nin en güvenilir ünlüsü seçilmiştir.
Seda Sayan birçok farklı açıdan olmak istenene veya öykülenilene işaret eder. Genç kızlar için yoksul kızdan zengin ve ünlü kıza dönüşen Külkedisi masalıdır, ev kadınları için küçük mahalleden büyük ve şatafatlı yaşama geçip, sınıf atlayan Kadırgalıdır. Bu sabah programlarında ev kadınları ve kızları kendilerini bambaşka dünyalarda bulurlar. Bütün dertlerin unutulduğu, ünlülerin, şarkıcıların, mankenlerin canlı olarak görüldüğü, en önemlisi Seda Sayana komşu olarak gidildiği bu dünyada ev kadınları kendilerini ilk defa önemli hisseder ve varlıklarını gösterebilirler. Bir ellerinde evlerinden getirdikleri börekleri, diğer ellerinde stüdyoda dağıtılan mendilleriyle adeta kendilerinden geçerler. Seda Sayanın alkış demesiyle börekler ve mendiller bırakılır ve bir alkış kopar, Seda Sayanın gözyaşlarıyla müzik susar, seyirciler ağlamaya ve stüdyodaki konukları teselli etmeye başlar. İki saniye sonra ise gözyaşları biter, Seda Sayan konuk şarkıcıyı sahneye çıkarır, doktor ve acılı feryatlar içerisindeki anneyi de kaldırarak, seyircilerinin de katılımıyla dans etmeye ve halay çekmeye başlar.
Aslında bütün bu karmaşa şovun şov olma özelliğinin bir sonucudur. Zira Seda Sayan çok başarılı bir şovmendir. Sahte ev dekorunda şen kahkahaları ve timsah gözyaşlarıyla, un, nişasta ve şeker döngüsü içindeki kadınların gönlünde taht kuran sabahların sultanıdır.






--
sanatsal bir sey yaratamadigin surece yasamanin ne anlami var...
Naber hehe
--
sanatsal bir sey yaratamadigin surece yasamanin ne anlami var...
mirc mirc mırc mirç mırç mirc indir mırc indir mirc mırc mırç mirc yükle mirc download islami sohbet dini sohbet islami çet islami chat kelebek kelebek sohbet kelebek mirc kelebek indir kelebek script kameralı mirc kameralı chat mirc mırc kameralı sohbet kameralı chat chat chat yap chat sohbet chatsohbet çet çet odaları çet odası sohbet kanalları sohpet sohbet odaları sohbet kanalları yarışma soru cevap
yaptım oldu, izninizle bittabi
Previous Page12Next Page